www.flickr.com
t.tku's items Go to t.tku's photostream

25 Haziran 2008 Çarşamba

lv

hayatimda kavimler gocu gibi, fatih sultan mehmet'in istanbul'u fethi gibi bir devri kapatip diger devire merhabaalar dedirten bir kac nokta mevcut: anneannemi trafik kazasinda kaybetmem, liseyi yatili okumaya baslamam, son dersane donemine fethiye'de devam etmem, universiteye giris sinavinda derece yapmam (..) ve zayiflamam !

zayifladiktan sonra hayat gozume baska bir guzel, odtu daha guzel, ankara daha guzel, insanlar daha kibar, starbucks daha ucuz, adeta fethiye daha serin. "zayifladim, hayatim degisti lanlun!", luks sayilabilecek ve dahi luks kelimesinin hakkini guzelce verecek giysilere, aksesuarlara, takilara hastalikla yaklasmaya basladim. vitrinlere yapistim kaldim, para biriktirdim. yemedim icmedim ve biriktirdigim parayla ancak outletlere yetebildigimi gordum, buna da sukur dedim. basimi onume egdim ta ki dune kadar.

ey okuyucu, dun bir canta gordum ve hayatim yine degisti. artik bir kat daha yemiyor icmiyorum ve o guzeller guzeli cantayi almak icin para biriktiriyorum. "luvuton neymis, ahahaha!" diyip gecen, zerre duraksamayan ben bir cantaya asik oldum. gece yatmadan once onu dusunuyorum, fotografi masaustumu susluyor. durdugu vitrinin onunden dun ogleden beri sekiz kere gecmis olabilirim.

abartiyorsun diyenler olabilir, ttku'dan boyle seyler beklemeyenler olabilir; sizi anliyorum. sizden anlayis bekliyorum ve durumu gozler onune seren bir fotograf ilistiriyorum.





bana hak verin, zekat verin dostlarim..







23:11 muhsin, biz kaç kardeşiz? 9

g




beni cehennemine odun yapma tanrim ve unutma sabrini bana bagisla. o'nu benim ruyalarimdan al ve cok sicak oldu diye pencereyi acma serefini bana ver. ben yalnizca dua edebiliyorum, baska yapabilecegim bir sey yok; benden gucunu esirgeme.




20:33 muhsin, biz kaç kardeşiz? 0

22 Haziran 2008 Pazar

fffound








ikea'yi yeniden kesfetmis gibiyim, %33
gece hayatim yok, sanattan uzak sig bir insanim; %9
sac duzlestirici cok teknolojik bir harika, %37
cok sismanim, %14
ama yemeyi azalttim, %7



"ben boyleyim, beni boyle  k a b u l  et." diyebilmek kolaya kacmak mi yoksa ozguven ibaresi mi ? boyle soru, boyle yazi mi olur ? yazlar bu kadar sicak mi olur ? 





23:25 muhsin, biz kaç kardeşiz? 1

14 Haziran 2008 Cumartesi

bana fal bakin

rektorlukten beni destekleyecek bir insan ariyorum. universitede son yilima geciyorum ve rektorlukten beni destekleyecek bir insan ariyorum. marslar yazip halkimla soyluyorum.


biz bu ise yuregimizi koymusuz, dersler secmisiz, iklimine gore kiyafetler almisiz. biz gelecek yilimizi macera dolu california'da gecirmeye can atmisiz, yilbasina hangi meydanda girecegimizi tartismaya baslamisiz fakat ta-tam, akademik onay formu ! akademik onay formu dedigim belge gelecek donem icinde kendi okulumda almam gereken derslerin mustakbel okulumdaki halleri, kredileri. ben bir guzel derslerimi sectim, karsilastirdim, kredilerini yazdim, imzaladim ve onaylamasi gereken uc kisiden ikisine de onaylattim. evet, sorun fakulte dekanligi. onaylamiyorlar. sebep ise bolumumde almam gereken dersler 3 kredilikken gidecek oldugum okulda 1 krediymis. bre profesor, bre koordinator otur bir dusun! omrumden omur gidiyor, 3 gunden 3 saatlik derslerin orada 1 kredi oldugunu, mustakbel okulumu kendi ogrencilerinin tamamlamak icin 4 yilda 32 kredi toplamasi gerektigini, donem basina normal ders yukunun 3-5 kredi oldugunu anlatamiyorum. gidecegim ense kokumde devlet denen sirk - elimde belgeler oluyor, elimde kaselenmis kagitlar oluyor, elimde antetli kagitlara yazilmis dilekceler oluyor fakat kimse okumuyor. 3 krediye 1 kredi olmaz diyen bir grup insan benim yuzume donup bakmasa iyi, su kagitlara bakmayip okumamalari beni olduruyor.




ne zaman geleceksin ?
5'te, 8'de.


okulum duyarsiz. okulum oyle duyarsiz ki olmazsa tek krediden 18 ders alirsin burada 6 tane derse belki sayilir belki sayilmaz diyor. son bir umutla -lazim gelen gulleri gogsume gommusum kabul belgemi uzatiyorum belki alabilecegim maksimum ders sayisina bakarlar, yazilanlari gorurler diye; imkani yok bakmiyorlar. sabahtan aksama kadar oradan oraya kosusturup duruyorum, ankara'da sadece bu is icin duruyorum. dediler ki rektorlukte bir profesor varmis, beni anlarmis, derdime dermanmis. bakalim.

pazartesi ve sali gunu yetkililerle yuzyuze gorusmek icin randevu aldim. kendileri bugun yoktular yarin oglen gelirler, cocugunun karnesini almaya gittiler ama bir durup beni dinlemediler. kendilerini okulda takip edip, peslerinden kostururken kemal kurdas salonunda rektor aday adaylari toplantisina dahi katildim; o denli caresizim ama belletmiyorum. sex and the city'yi hala izlemedim, nasil izleyeyim ay ! agliyorum, agliyorum, agliyorumdur.




00:39 muhsin, biz kaç kardeşiz? 2

10 Haziran 2008 Salı

bulut

supermarketlerin meyve reyonundan musmula calanda ben kaliforniya'da kanguru gorebilecegimden supheliyim, ben tropikal meyvelere alisabilecegimden supheliyim. sol kasimi iyice kaldirirken ben ah muhsin unlu'yu seviyoruz, ah muhsin unlu'yu seviyoruz. kitabevi raflarinin onunde hemzemin birben ( cikarin su boynunuza doladiginiz ortuleri ), ah tugba ozay kitap yazmis, ah tugba. thomas hardy ve charles dickens, haydi tugba. ah ben erdikce hep ellerden aliyorum, izzet tacimi kaybediyorum. ben gec uyumuyorum ben sabah erkenden yatiyorum. gec kalmiyorum gunes batmadan kalkiyorum.




03:53 muhsin, biz kaç kardeşiz? 2

07 Haziran 2008 Cumartesi

isler gucler mario



google talk'ta ve msn'de online bulunan kendime yakin hissettigim insanlara 'nasilsin ?' diye sordum. cevabi bir benzetmeyle suslemelerini rica ettim, en icten olmasini istedim.

jonquille: tenis masası gibiyim, kafamın içinde toplar zıplıyormuş gibi hisediyorum

murataliseven: sıkıntılar içindeyim ama bu sıkıntılar hüzün sıkıntıları değil bunaltı değil yani boşluk bi şey yapmama tembellik sıkılması sıkıntı denmez ona zaten sıkılma denir
sıkılmı diyebilirz
sıkılmılar içindeyim
bu kadar
halimi tarif edcek
benzetmem bile yok

Ali: çöp kutusundan akan o sessiz su gibiyim
o uzaylı kıyafetli turuncuyu bekliyorum
çünkü yan sokaktan sesini duydum kamyonun

gozen: garfield gibiyim karnım aç ama birinin hizmet etmesini bekliyorum susadım kola istiyorum ama mutfağa gitmeye üşeniyorum. gök yüzünden yalnız gezen yıldızlar gibiyim millet çeşmeye gitti, koca evde yalnızım. öyle.

pinar: üzerinde gri bir etiket olan ama yazısı okunmayan evde çekilmiş kaset gibiyim
kasedin sonu boş böyle upuzun yer kalmış
eğer son şarkıdan sonra unutursan odada cızırtılı bir sessizlik oluyor
sen o arada dalıp işini gücünü yapıyorsun
birden çaat diye kaset bitip de tuştan ses gelince
zıplıyorsun.





soyle ortaniza kurulayim,
bir kedi memesi kadar taze olan kac kisi var ?



pelin: davul gibiyim
çünkü çok yedim
kusacak gibiyim

cihangir
: komodo ejderi gibiyim. susuzluktan dilim dışarı çıkmış.

Rea : patates deposunda en altta kalmş patates çuvalı gibiyim

ozge: muşmula gibiyim
hayatım ruhum buruş buruş
çok melankolik oldum sonbahar gibiyim

badegul: bok gibiyim. öle beni biri bırakmış, unutmuş, hatta vücundan çıkardığı için iğrenç olduğumu düşünüyomuş gibiyim. biraz sonra sifon çekilcek. ölcem.

dilek: şampuan kokusunu an itibariyle kaybetmiş saç gibiyim. birçok nedeni var, hepsi dış etken: sigara, ikinci gün, toz, toprak ve peri bacaları. içten içe fön istesem de, bu karma-karışıklıktan kaynaklanan hüzünümle duruyorum. perçemler, olması gerekenden farklı açılarla konuşlanıyorlar, suyla şekil almak zor, jöle çirkin bir madde. zor durumdayım.


yaptigim kisa capli arastirma sonucunda herkesin cumartesi aksami gezmelerinden eve gelip tatli tatli hicbir sey yapmadan durmak yerine bir sekilde huzunbaz tavri benimsemis oldugunu gordum. yalniz olmadigima sevindim ve hepsine bir bir tesekkur ettim. bunlarin hepsi on dakika icinde oldu. soruyu sordugum insanlara sadece 'nasilsin?' deseydim hepsi iyi olacaklardi. hislerim beni cok yoruyor.  mahlasi olan tek ergen edebiyatcimiz jonkül !





23:32 muhsin, biz kaç kardeşiz? 6

02 Haziran 2008 Pazartesi

loco roco



ben simdi loco roco oynuyor olabilirdim. abim erzurum'da degil de yanimda olabilirdi. annem de gelmis olurdu. biz birlikte baska bir yerde tatil yapiyor olabilirdik. biz o zaman mutlu olurduk. saclarim bu renk olmayabilirdi, tenim bu kadar soluk olmayabilirdi, kollarimda alerji kasinmalari olmazdi. pul pul dokulmezdim, gobegim firlamazdi. ankara havasi olmazdi, "hadi !" dedigimde hadi olacak bir arkadasim olabilirdi, hatta beni cok sevebilirdi. dondurma yiyebilirdik, kac gunlerdir sinirim bozuk oldugu icin sinirlerimi dolastirabilirdik. felsefe derslerinden kalmamis olabilirdim, ogle yemegi yemeyebilirdim. sex and the city'ye tek basima gitmiyor olabilirdim. yalniz basima bir festival olmaktan bikmis olabilirdim, su an bir kahve iciyor olabilirdim. vucudumda yeterince kan, kanimsa temiz olabilirdi. saglikli olabilirdim, basim donmeyebilirdi. pencereden disari baktigimda su eli sevgilisinin bir yerinde olan igrenc yesil pantolonlu adami gormeyebilirdim. yasadigim yer daha yasanilir olabilirdi, herkes sakin olmayi secebilirdi. 342'den 14 almayabilirdim. amerika'da okusam da okulum uzamayabilirdi. spor yapmadan saglikli ve formda gorunebilirdim, yediklerime dikkat etmeyebilirdim. belki boyle olmasam hep aranilan bir insan olabilirdim. solgun suratima alalidan beri uc kere anca kullanmis oldugum alliktan surebilirdim. su igrenc yesil pantolonlu terbiyesiz adam ortalik yerde bunlari yapmaktan belki vazgecebilirdi. mutlu olurdum. loco roco oynayip, dondurma yiyip, saclarimi boyatip, karpuzlu bir tshirt giyip, kasinmadan alinmadan hicbir dersten kalmadan mutlu olurdum. birisi bana "nasilsin ?" diye sorabilirdi, "iyiyim" diyebilirdim. cok guzel bir sarki dinliyor olabilirdim, aci cekmiyor olabilirdim. her sey benim elimde olabilirdi, pis cocuk cignedigi sakizi masanin altina yapistirmamis olabilirdi. yesil yerlerde huzurla meyve yetistiriyor olabilirdik, erkek arkadasimdan ayrilali uzun bir sure gecmis olmayabilirdi, unutmus olabilirdim. kararli olabilirdim. nefesimi tutamiyormusum da ah bogulacakmisim taklidi yapabilirdim. olimpos'u terk edebilirdim. postisleri cekip cikarabilirdim, pacalarina basip kirletebilirdim. basimi alip gitmeye cesaretlenmis olabilirdim. sinirlenmemis olabilirdim. biri olabilirdi. hatta beni cok sevebilirdi. beni su an anlayabilirdi. eglenebilirdik. aglamazdik.

cehennemine odun..

13:41 muhsin, biz kaç kardeşiz? 6

neler yazdık en son?

arşiv bile yaptık